Geçmişi 4.600 yıla dayanan ipeğin ana vatanı Çin'dir. Yüzyıllarca sır olarak kalan ipek böcekçiliğinin sırrını çözebilmek için çeşitli yöntemler denenmiştir.

Rivayete göre Anadolu'ya getirilebilmesi için Bizans döneminde imparator Justinien tarafından Türkistan'a iki rahip gönderilir. İpek üretimini öğrenen rahipler özel olarak hazırlatılan bastonlarının içine gizledikleri tohumları Anadolu'ya geçirerek buradaki ipek böcekçiliğni başlatmış olur.

İpekçilik o dönemlerde o kadar büyük bir öneme sahiptir ki; bu sırrı keşfetmek için özel ajanlar yetiştirilen bir sanat olarak tarihe geçmiştir. Anadolu'da ipek denince ilk akla Bursa ve Samandağ (Hatay) gelir.

Eskiden Hatay'da ipek üretimi kutsal bir ayin şeklinde başlatılırdı. Serin ve rutubetsiz bir ortamda temiz bir kap içinde saklanan ve ipek bir kumaş parçasına sarılan tohumlar, baharın müjdecisi anlamına gelen Hıdırellez haftasında bir gül ağacına asılırdı. Ertesi gün, gün ışımadan evin en küçük kızı tohumları bakım odasına alır, evin en yaşlı kadınına teslim ederdi. Yaşlı kadının vücut ısısında hayat bulan yumurtalar beslenme odalarına alınırdı. Hıdırellez kaması olarak anlatılan bu işlem, ne yazık ki yitik bir gelenek olarak, ipekle ilgili yapılan sohbetlere renk katan bir hikaye şeklinde kalmıştır.
 
 
Hakkımızda
Misyon Vizyon
Kalite
Tarihçe
Hatay'da İpekçilik
İpeğin Oluşumu